HEDEFTE NEDEN RECEP TAYYİP ERDOĞAN VAR - 2

2016-08-30 11:48:00

Bu tesbiti benden önce yapan oldu mu bilemiyorum, ancak, 1924 Anayasası da bir darbe ürünüdür. 1921"deki çoğulcu anayasasını kadük ederek, seçkinci elit kurgusu ile cumhuriyetin temeli baştan yanlış atıldı. Bir yüzyıl boyunca "çevre" o bedeli değişik ve sayısız vesilelerle ödedi. Bu anlamda, Menderes-Özal ve Erdoğan çizgisi çevrenin siyasi mücadelesini ima eder ve süreklilik gösterir. Çevrede kalan halkın ekserisi her zaman bu çizgiyi desteklemiştir. Halk yaşamla iç içedir. Belanın da, faydanın da nereden geleceğini adeta koklayarak hisseder. Çünkü esas bedeli o ödeyecektir. Menderes asıldı. Ecevit, Karaoğlan döneminde kontrgerillayı gördü ve geri adım attı. Özal ya cinayet, ya da yıpratılmak suretiyle tasfiye edildi. Erbakan ülke tarihindeki en pespaye darbe olan 28 Şubat"la devrildi. Kudretli paşaları yormak istemeyen beyaz medya, beyaz sermaye, üniversiteler, yargı vesayeti, sendikalar, odalar, STK"lar ve asıl belamız olan vesayetçi bürokrasi, Kürt sorununu çözmek isteyen Rahmetli Erbakan"ı Demirel"in maestroluğunda alaşağı etti. Zeminde ise ekonomik rant paylaşımı vardı. Ama Erdoğan direniyor. Kimse martaval okumasın. Gezi"deki gençleri sevdik, çevre duyarlılığına hak verdik, yönetim krizini, ölümleri eleştirdik. Volume I ile bir derdimiz yok. Ama volume II"de, Gezi"nin arkasına gizlenen siyaset-algı mühendisliği, öyle böyle bir kriz değildi. Tüm güç konsantre edilerek bir noktaya biriktirildi ve tek hedefe, Erdoğan"a ateşlendi. Amaç Erdoğan"ı partisinde etkisizleştirmek, ülkeyi yönetilemez hale getirmek ve post-Erdoğan dönemini de facto başlatmaktı. Gerçekten demokrat olan bir aydın, entelek... Devamı

HEDEFTE NEDEN RECEP TAYYİP ERDOĞAN VAR - 1

2016-08-13 14:25:00

-ALINTIDIR- 1- Türkiye Barzaniyle anlaşıyordu, Kuzey Irak petrolü 50 yıllığına Türkiye üzerinden akacak Müthiş anlaşmalar imzalanıyordu. Emperyalistler buna izin vermezlerdi. Ve aniden IŞİD diye bir örgüt ortaya çıkıyor, Bir mermi atmadan petrol yatağı Musulu ele geçiriyordu? Amerikanın emrinde olan Irak ordusu karşılık vermeden Musulu IŞİD'e bırakıp kaçıyordu? Irakta ve Suriye'de Türkiye lehine gelişen bütün dengeleri değiştiriyor ve 50 tane elçilik çalışanımızı rehin alıyorlardı... Erdoğan'ın ortadoğu petrolüne yaptığı stratejik hamleye IŞİD'le karşılık veriliyor, IŞİD'le Erdoğan'ın önünü kesiyorlardı. Üstüne bizim sığırlar Türkiye IŞİD'i destekliyor diye dünyaya servis ediyorlardı. 2- Amerika kendi çıkarları için İran'a ambargo uyguluyordu, Kısacası Amerika, ya İran'la ben ticaret yaparım, malı ben götürürüm yada kimseye yaptırmam diyordu. Ama Erdoğan ABD'nin bu ambargosunu takmadı hiç bir zaman, Rezza Zarraf üzerinden ABD'nin İran'a uyguladığı bu ambargo Altın ticaretiyle deliniyor, İran ticaretinden milyarlarca dolar Halk Bankası üzerinden Türkiye'ye akıyordu. Dünya ekonomik krizle boğuşurken Türkiye'nin ekonomisi hergün büyüyor, hergün yatırımlar yapılıyordu. Buna izin verirlermiydi? Önce ABD'li 47 vekil Halk Bankasına yaptırım istedi, ve Kısa bir zaman sonra Türkiye'ye içerdeki uşakları üzerinden 17 Aralık operasyonu yapıldı, Halk bankasına girdiler, Halk Bankasının Genel müdürünü tutukladılar. Ve İrandan gelen o paranın önünü kestiler, Amerika alel acele İranla anlaştı, Ambargoyu kaldırdı, Ve Paralar artık Halk Bankasına değil, ABD JP Morgan bankasına akmaya başladı. Bizim muhalefette Rezza'ya bak ... Devamı

14 AĞUSTOS 2016 DA TÜRKİYE'DE YAPAY DEPREM OLABİLİR.... Mİ !

2016-08-12 15:05:00

-Alıntıdır- 14 Ağustos, Fethullah Gülen’in deprem senaryosu! Gazetemiz Arşiv Müdürü Zekeriya Say kaleme aldığı, ”14 Ağustos, Fethullah Gülen’in deprem senaryosu!..” başlıklı yazısında, FETÖ’nün 14 Ağustos tehditi hakkında çarpıcı yorumlara yer verdi. Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ)’nün 15 Temmuzdaki başarısız darbe girişiminden sonra yaşananlar herkesin malumu. Bu nedenle, o konulara girip yazı kalabalığı yapmak istemiyorum.  Zaten yazının aşırı uzun olacağını şimdiden kestirmek mümkün. Çünkü yaptığım araştırmalar sonucu karşılaştığım komplo teorileri dudak uçuklatacak cinsten.  Her neyse inşallah sadece “komplo” olarak kalmasını ümit ettiğim yazıya başlayalım!.. Bildiğiniz gibi darbe sonrası başlayan operasyonlarda Fuat Avni hesabı ile ilgili olarak Başbakanlık’ta çalışan Mustafa Koçyiğit’in gözaltına alınmasının ardından, onun ismiyle abisine ait olduğu iddia edilen bir hesap açıldı ve   “14.08.2016’da tekrar görüşmek dileğiyle, hoşçakalın.” Şeklinde bir tweet atıldı. İnsanlar, 14 Ağustos nedir – ne değildir? diye tartışırken bu sefer de FETÖ lideri Fetullah Gülen’in bir sözü tekrar gündeme geldi. Gülen, üstü kapalı bir tehdit barındıran ‘kuluçka’ örneğinde; “Ne kadar ağır gelirse gelsin dişini sık ve sabret. Beklentilerin karşısında kuluçkada yumurtaların 20 gün çevrildiği gibi sabret” diyordu. Sonrasında ise Amerikan CNN kanalına verdiği röportajda kameranın kadrajına giren iki çerçeveden birinde, Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi’nin vurularak öldürüldüğü tarihi Diyarbakır 4 Ay... Devamı